
Keratokonus, gözün en ön tabakası olan korneanın giderek incelmesi ve öne doğru koni şeklinde sivrileşmesiyle karakterize, görme kalitesini ciddi şekilde düşüren ilerleyici bir göz hastalığıdır. Geçmişte keratokonus tedavisi için seçenekler sınırlıyken, günümüzde gelişen tıp teknolojileri sayesinde hastalar çok daha güvenli ve konforlu çözümlere kavuşmuştur.
Göz Hastalıkları ve Cerrahisi Uzmanı Dr. Orkun Cemiloğlu, keratokonus tedavisinde dünya çapında büyük yankı uyandıran ve en güncel yöntemlerden biri olan CAIRS (Corneal Allogenic Intrastromal Ring Segments) ameliyatı ile hastalarına yenilikçi, doğal ve kalıcı bir tedavi imkanı sunmaktadır.
CAIRS Nedir?
CAIRS, İngilizce “Corneal Allogenic Intrastromal Ring Segments” kelimelerinin baş harflerinden oluşur ve Türkçe’ye Korneal Alojenik İntrastromal Halka Segmentleri olarak çevrilebilir.
Keratokonus tedavisinde yıllardır kornea içine yerleştirilen sentetik (plastik/PMMA) halkalar kullanılmaktaydı. CAIRS yönteminde ise sentetik materyaller yerine, insan kornea dokusundan (donör doku) özel olarak hazırlanmış doğal doku halkaları kullanılır. Bu doğal halkalar, korneanın içine açılan kanallara yerleştirilerek korneanın şeklini düzeltir, sivrileşmeyi geri çevirir ve görme kalitesini artırır.
Geleneksel Plastik Halkalara Göre CAIRS’in Avantajları Nelerdir?
Dr. Orkun Cemiloğlu, keratokonus hastalarında CAIRS yöntemini tercih etmesinin en büyük nedeninin, bu yöntemin gözün doğal yapısıyla %100 uyumlu olması olduğunu belirtmektedir. CAIRS’in sentetik halkalara kıyasla öne çıkan avantajları şunlardır:
- Tam Biyouyumluluk: CAIRS, plastik veya yapay bir materyal değil, gerçek kornea dokusudur. Bu nedenle vücudun dokuyu reddetme, iltihaplanma veya alerjik reaksiyon gösterme riski yok denecek kadar azdır.
- Korneada Erime ve Dışarı Çıkma Riskinin Olmaması: Plastik halkalar sert yapıları nedeniyle zamanla korneayı inceltebilir ve nadiren de olsa kornea yüzeyinden dışarı çıkabilir (ekstrüzyon). CAIRS’te kullanılan doku ise korneanın kendi yapısıyla bütünleştiği için böyle bir risk taşımaz.
- Daha İnce Kornealara Uygulanabilme: Geleneksel halkalar için korneanın belirli bir kalınlıkta olması gerekir. CAIRS ise daha ince korneaya sahip, ileri evre keratokonus hastalarına bile güvenle uygulanabilir.
- Görsel Yan Etkilerin Yokluğu: Plastik halkalar ışığı yansıtabilir ve geceleri ışık yansımaları, kamaşma (halo etkisi) gibi şikayetlere neden olabilir. CAIRS dokusu şeffaf ve doğal kornea yapısında olduğu için bu tür görsel yan etkiler yaratmaz.
CAIRS Ameliyatı Nasıl Yapılır?
CAIRS işlemi, yüksek teknoloji ve cerrahi hassasiyet gerektiren, ancak hasta açısından oldukça konforlu ve kısa süren bir prosedürdür. Dr. Orkun Cemiloğlu tarafından gerçekleştirilen ameliyatın temel adımları şu şekildedir:
- Hazırlık ve Anestezi: İşlem tamamen damla anestezi (topikal anestezi) altında yapılır. Hasta ağrı veya acı hissetmez.
- Kanalın Oluşturulması: Dünyadaki en ileri lazer teknolojilerinden biri olan Femtosaniye Lazer kullanılarak, korneanın orta tabakasında (stroma) kusursuz incelikte ve hastanın göz yapısına özel milimetrik kanallar açılır. Bıçak kullanılmaz.
- Dokunun Yerleştirilmesi: Göz bankasından temin edilen, özel işlemlerden geçirilerek sterilize edilmiş ve hastanın kornea haritasına göre şekillendirilmiş “alojenik (doğal) kornea dokusu”, femtosaniye lazerle açılan bu kanalların içine dikkatlice yerleştirilir.
- Çapraz Bağlama (Cross-Linking) ile Kombinasyon: Çoğu zaman ameliyatın hemen ardından veya ileri bir tarihte, korneayı sertleştirmek ve hastalığın ilerlemesini tamamen durdurmak amacıyla işleme Çapraz Bağlama (Cross-Linking – CCL) tedavisi de eklenir.
İşlem genellikle her bir göz için ortalama 10-15 dakika sürer.
İyileşme Süreci Nasıldır?
- Ameliyat sonrası hastalar aynı gün taburcu edilir.
- İlk birkaç gün gözde hafif batma, sulanma ve ışık hassasiyeti olması normaldir.
- Dr. Orkun Cemiloğlu’nun reçete edeceği antibiyotikli ve kortizonlu göz damlalarının düzenli kullanımı iyileşme sürecini hızlandırır.
- Görme kalitesindeki artış ilk haftalardan itibaren fark edilmeye başlanır, ancak korneanın tam olarak şeklini alması ve görmenin nihai seviyesine ulaşması birkaç ay sürebilir.